5 Mayıs 2015

Marmaris'te Bir Hafta


İş seyahati nedeni ile geçen haftayı ilk kez bulunduğum Marmaris'te geçirdim. Ankara'nın soğuk ve gri havasından sonra, mavi ile yeşilin birbirine girdiği bir yerde olmak güzeldi tabii...  Güzel ama eşimden ilk kez bu kadar ayrı kaldım; üstelik onda iki kalp birden atarken.Yine de tüm Marmaris'i boş günler de yaratarak gezip bitirdim bile kulağımda hep müzikle.



Eğitimimiz  Marmaris'in İçmeler Bölgesinde yer alan Martı Otel'deydi. Denize yakınlığı ve birçok yere ulaşım kolaylığı ile otelin konumu çok iyiydi ama otel konforu için çok da olumlu şeyler söyleyemeyeceğim tabi bunda biraz eski bir otel olmasının da katkısı var sanırım. Yemekler de çoğu kez aynıydı ve lezzetli sayılmazdı. Yine de bahçesinin bol yeşil olması ve otelin taştan olması değişik bir ortam sunuyordu. Yukarıda resimdeki merdivenlerden odama çıkmak bile güzeldi aslında.


Ders aralarında ya da yemek aralarında özellikle çay içmek her zaman olduğu gibi çok güzeldi. Ama bir farkla, bol yeşile ve denize doğru.


Marmaris'i baştan başa kaplayan yürüyüş ve bisiklet yolu hemen deniz kıyısının yanındaydı. Ben de fırsat buldukça bol bol yürüdüm. Kimi zaman Brezilya Bossanovaları, kimi zaman portekiz fado'ları ya da Yunan Müzikleri dinleyerek. Yine aşağıda yürüyüş yaptığım bir erken sabahtan bir otelin plajı var.


Burda da kaldığımız otelin genel bir görüntüsü var. Maalesef bu güzel havuzlardan havanın biraz soğuk olmasından dolayı faydalanamadık. Ama onun yerine kapalı yüzme havuzu, sauna, türk hamamı vs.'den sonuna dek faydalandık.


Az önce de dediğim gibi yürüyüş yolunun bir tarafı deniz bir tarafı hep ormandı. Ve o yoldan bir kare daha. Evlerin sıcak renklerini çok sevdiğim için çektim bu fotoyu.


Eşim yanımda olmadığından onu bir şekilde yanıma çağırmalıydım. Tabi kendi yöntemlerimle))


Marmaris büyük bir marinaya sahip. Nerdeyse her büyük ülkenin teknelerini yatlarını vs. gördüm. Nedense içlerinden en çok bu hoşuma gitti))


Özellikle Marmaris'in eski ve limana yakın yerleri fotoğrafçılık için çok cömert. Eski ve yunan hatta italyan mimarisinin izlerini görebiliyorsunuz. Sanki Santorini'yi andıran görüntüler mevcuttu.



Marmaris Kalesinin de bulunduğu aşağıdaki resim de sanki yunan italyan bir sahil kasabası gibi geldi bana. Marmaris Kalesi'ni de Kanuni Sultan Süleyman Rodos Fethine hazırlık olsun diye yaptırmış. Ama aylar sonra gelip yapılan kaleyi görüp de beğenmeyince Mimarı As diye emir vermiş. Yıllar için de o mimarı as, mimarı as olmuş marmaris. Adı da burdan geliyormuş...



Havası, ormanları, denizi, rüzgarı, adaları ile geride güzel bir tat bırakan Marmaris'in özellikle şehirleşmesi, bir çok yerinin imara açılması ve çirkin binalar yapılması da bir yandan üzücü.












8 yorum:

  1. Güzel bir yer olup da betonlaşmaya kurban gitmemesine şaşardım. Nerde bir güzellik var yiyip bitiriyoruz.
    Fotoğraflar harika. Havalar ısınmaya başlamışken böyle güzel fotoğraflar görmek tatil iştahımı kabarttı epey. Bu sene ben de tatil için Marmaris'i düşünüyordum, iyi oldu yazınız. O taraflar çok güzel görünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Marmaris'in içi küçük bir şehir gibi olmuş. Ama liman ve tarihi yerlerin bulunduğu kısımlar daha korunabilmiş ve daha otantik ve güzel. Denize girmedim ama sahilin bazı yerleri taşlık. Yazımda da dediğim gibi sahil kenarında kilometrelerce uzanan yürüyüş yolu var. Orada yürüyüş yaparak Marmaris'in şehirleşen yerinden çıkıp kafa dinleyip ormana ve denize doyabilirsiniz.

      Sil
  2. Süper! Ne eğitimi için gitmiştiniz? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çevre Bakanlığı'nın Bilgi Güvenliği diye bir eğitimiydi. İçmeler Martı Otel'de.

      Sil
  3. Merhaba,

    Blog keşif etkinliğinden geldim. Sizi takibe aldım bende bloguma beklerim :)

    Blog Adı: DJ Serhat Serdaroglu / Düğün DJ Hizmeti / Organizasyon
    http://dugundjhizmetiorganizasyon.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Hoşgeldiniz, ben de takibe alıyorum..

      Sil