20 Mayıs 2016

Sezen Aksu - Yağlıboya

Evde aylardır hatta yıllardır tamamlanmayı bekleyen belki 10 tane tablom varken, ben sıfır bir tuval önüme alıp başka bir resim yapmak istedim. Yaklaşık 8-9 aydır elime yağlı boya almamıştım. Geçen ki müze gezimizde yağlı boyayı ne kadar özlediğimi fark etmiştim ama zaman olmuyor yağlı boya ile uğraşmak için. Malum yağlı boya biraz daha zahmetli, zaman istiyor, temizliği bile sıkıntılı. Sezen Aksu'ya olan takıntım mı bilmiyorum ama onun bakışlarını ve resimlerini hep anlamlı ve gizemli bulurum. 


Daha önce pastel boya ile kağıda denemesini yaptığım resmi, bu kez biraz deformeye uğratarak tuvale yapmak istedim. Ve resmi 3-4 saat içinde tamamlamam gerekiyordu. Ancak, bu kadar zaman vardı önümde. Daha gerçekçi resmi hem ben denemek istemedim hem de o işe girişseydim aylarca sürecekti bitmesi. Tam 4 saat sonra bitmişti. 

16 Mayıs 2016

Ankara Resim ve Heykel Müzesi

Geçen hafta sonu doğum günümdü. Kızımızı da yanımıza alıp hem dışarıda kutlayalım hem de Ankara Resim ve Heykel Müzesi'ne gidip gezelim dedik. 2 yıllık Ankara hayatımda o güne kadar gitmemem de benim ayıbım olsun. Hafta sonu hava güzel de olunca tüm Ankara dışarıdaydı. Birçoğu da eminim AVM'lerdeydi. Galiba tek bir yer, sessiz ve sakindi o da; resim müzesiydi. Üstelik bedava olmasına rağmen. 


Önce hemen müzenin diğer tarafında bulunan Etnografya Müzesini 10 tl ödeyerek gezdik. Açıkçası çok da tatmin edici ve zengin bir koleksiyon göremedim. Çok daha iyilerini görmüştüm. Ayşe de olunca çabuk çıktık oradan.




Müzeye girer girmez büyük bir heyecanla soluğu Fikret Mualla tabloları sergilenen odada aldık. Beni bıraksanız bir gün bile geçirebilirdim o odada.