3 Ocak 2017

Bülbülü Öldürmek

Harper Lee'nin 1960'da çıkan ve taa 2015 yılına kadar  ilk ve tek kitabı olma özelliğini koruyan kitabı; Bülbülü Öldürmek. Scout adında erkek çocuğu gibi tavırları olan çok tatlı bir kızın gözünden; arkadaşlık, dostluk, aile, sevgi, korku, hukuk gibi temalar altında hikaye anlatılıyor. 




Kısaca romana değinecek olursam; Atticus Finch adlı bir avukatın iki çocuğu vardır: Scout ve Jem.  Anneleri onlar küçükken ölmüştür. Maycomb adlı küçük bir kasabada yaşamlarını sürdürürler. Beyaz - Siyah ayrımının çok keskin olduğu 1930'larda geçen hikayede Atticus'un bir "zenci"yi -Tim Robinson- savunması ve dönemin hukuk sistemi ele alınıyor.

Scout aslında Halper Lee'nin çocukluğudur. Arkadaşı ve bazen o yaşlarda evlenmeyi bile düşündüğü Dill ise Truman Capote'nin ta kendisidir. Calpurnia adlı bakıcıları aslında evin bir bireyidir. Boo Radley ve Radleyler ise çocukların gözünde birer öcüdürler. Alexandra hala ise çocukların hem çekindiği hem sevdiği bir figürdür. Aşağıdaki görselde karakterlerin birbirleriyle olan ilişkisi görülebilir.





Scout o kadar komik ve bana göre eğlenceli bir kız ki, normalde kitap okurken beğendiğim anlamlı cümlelerin altını çizerken bir baktım; hep Scout'un o beni tebessüm ettiren cümlelerinin altını çizmeye başlamışım.


Uzun süredir bir kitaptan bu kadar etkilenmemiş ve keyif almamıştım. Kitabı bitirir bitirmez Bülbülü Öldürmek'ten 55 yıl sonra yayınlanan ve kitabın devamı niteliğinde olan Tespih Ağacının Gölgesinde'yi aldım.
Kitabı bitirdikten sonra ayrıca 1962 tarihli filmini de izledim. Kitapta o kadar ayrıntı, özellikle Scout'un düşündüğü, aklından geçirdiği öyle çok şey var ki filmde bunları görmek duymak mümkün olmuyor. Yine de fena bir film olmadığını söylemeliyim.

5 yorum:

  1. Merhabalar Sercan Bey.
    Bu kitap kitaplığımda var ama bir türlü okuma fırsatı bulamadım. Kitabı almadan önce bir çok sitede kitapla ilgili çok olumlu yorumlar okumuştum. Sizin yorumunuzda çok olumlu. İnşallah 2017 de okuyacaklarım arasında bu kitap.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gökhan Bey,
      Fırsat yakalayabilirseniz mutlaka okumalısınız bence. Yazıda da dediğim gibi hem akıcı hem de keyifli. Okursanız ben de ne düşündüğünüzü merak ediyorum.

      Sil
    2. İnşallah okuduğum zaman kitapla ilgili düşüncelerimi blogta paylaşacağım.

      Sil
  2. filmi de çok güzeeeel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama kitabı kadar derin değil, zaten öyle olması da beklenmezdi :))

      Sil